Görsel

Bettina Pousttchi, Vertical Highways

Kentsel Güvenlik ve Kontrolün Dönüştürülen Estetiği

Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın çok katmanlı serüvenini bir araya getiren İstanbul Modern, 10. koleksiyon sergisi Aynı Mavinin Altında kapsamında uluslararası çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden Bettina Pousttchi’yi ağırladı. Eylül 2026’da müzenin oditoryumunda gerçekleşen ve kurumun Artistik Direktörü Çelenk Bafra’nın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşi, sanatçının kamusal alan ve endüstriyel formlarla kurduğu ilişkiyi derinlemesine odağa aldı. Etkinlik, müzenin Boğaz kıyısındaki açık alanında kalıcı bir varlık gösteren heykel pratiğinin ardındaki düşünsel arka planı izleyicilerle buluşturdu.

Pousttchi’nin üretim pratiği; gündelik kentsel dokunun ayrılmaz parçaları olan trafik bariyerleri, sokak çitleri ve yönlendirme sistemlerini sıradan birer güvenlik nesnesi olmaktan çıkararak heykel disiplininin anıtsal ölçeğine taşıyor. Modern kent hayatında insan ve araç hareketini disipline eden, sınır çizen ve geçişi engelleyen bu soğuk metal parçalar, sanatçının elinde bükülerek organik ve heykelsi kıvrımlara kavuşuyor. Böylelikle endüstriyel üretim bantlarından çıkan tekdüze güvenlik mobilyaları, otorite ve gözetim pratiklerini tersyüz eden yeni bir estetik dile dönüşüyor.

Sergi kapsamında müzenin kamusal meydanında konumlanan Dikey Otoyollar V02 (Vertical Highways V02) adlı anıtsal çalışma, bu dönüşümün en yalın ve somut örneği olarak öne çıkıyor. Renzo Piano tasarımı müze mimarisinin şeffaf ve akışkan çizgileriyle doğrudan diyalog kuran heykel, çelik bariyerlerin alışıldık yatay koruma kalkanını dikey bir anıta çeviriyor. Malzemenin taşıdığı sert, endüstriyel soğukluk; Pousttchi’nin kurguladığı akışkan kompozisyon sayesinde kentsel peyzajın içinde dinamik, ritmik ve canlı bir gövdeye bürünüyor.

Kamusal Heykelde Mimari Ölçek ve Açık Uçlu Diyalog

Çelenk Bafra ile yürütülen Dikey Otoyollar başlıklı söyleşide, kentsel kontrol mekanizmalarının toplumsal psikoloji ve kolektif hafıza üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde tartışıldı. Pousttchi, heykellerinde kullandığı malzemelerin yalnızca fiziksel birer nesne olmadığını; aynı zamanda sınır politikaları, kamusal hareket serbestisi ve modern kentin görünmez yasaklarını temsil eden sosyolojik göstergeler olduğunu vurguladı. Sanatçının bu yaklaşımı, kentin sunduğu güvenlik vaadi ile dayattığı denetim arasındaki kırılgan dengeyi görünür kılıyor.

Heykelin müze binasının dışındaki açık alana taşması, eserin izleyiciyle kurduğu temas biçimini de kökten başkalaştırıyor. Kamusal alandaki bu müdahale, izleyiciyi steril galeri mekanının mesafeli gözlemcisi olmaktan çıkarıp kentin hareketli akışı içinde eserin etrafında dolaşan, onun kıvrımlarıyla karşılaşan aktif bir özneye dönüştürüyor. Heykelin etrafında adımlayan bedenler, bariyerin bir zamanlar temsil ettiği yasaklayıcı mesafeyi aşarak formla doğrudan bedensel ve mekânsal bir temas geliştiriyor.