Taşa Kazınan Akdeniz: Soli Pompeiopolis’te Roma’nın Ticaret Ağını Aydınlatan Anıtsal Yazıt

Mersin'in Mezitli ilçesinde yer alan Soli Pompeiopolis antik kentindeki 2026 yılı kazılarında, Roma İmparatorluğu'nun Doğu Akdeniz'deki deniz ticareti ağını belgeleyen anıtsal bir yazıtlı sütun gün yüzüne çıkarıldı. Liman kenti kimliğini ve antik çağın küresel tedarik rotalarını detaylandıran bu keşif, Kilikya bölgesinin Akdeniz ekonomisindeki stratejik rolüne ışık tutuyor. Arkeoloji dünyasında heyecan yaratan buluntu, antik deniz ticaretinin rotalarını yeniden belgeliyor.

Kilikya’nın Kapısında Taşlaşan Ticaret Rotaları
Doğu Akdeniz’in en stratejik liman kentlerinden biri olan ve Mersin’in Mezitli ilçesinde yükselen Soli Pompeiopolis antik kentinde, 2026 yılı arkeolojik kazı sezonu tarihi bir buluntuya sahne oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversitelerin iş birliğiyle yürütülen kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlenen ve kentin deniz aşırı ticaret bağlantılarını detaylandıran anıtsal bir yazıtlı sütun gün yüzüne çıkarıldı. Sütunlu cadde ve antik liman aksının kesişim noktasında bulunan eser, Kilikya kıyılarının antik dünyadaki lojistik ve ticari gücünü somut verilerle belgeliyor.

Photos:Vassia Atanassova, Soli / Pompeiopolis, Mezitli
Tarihsel kökleri M.Ö. 7. yüzyılda bir Rodos kolonisi olarak kurulan Soli’ye uzanan kent, M.Ö. 66 yılında Romalı general Gnaeus Pompeius Magnus tarafından korsan savaşlarının ardından yeniden imar edilerek Pompeiopolis adını almıştı. Yapılan ilk epigrafik incelemeler, yeni keşfedilen sütunun üzerindeki Grekçe ve Latince satırların, kentin İskenderiye, Antakya, Rodos ve Ostia gibi dönemin kilit limanlarıyla kurduğu zeytinyağı, şarap, tahıl ve kereste ticaretini listelediğini gösteriyor. Yazıt, aynı zamanda liman vergileri ve deniz tüccarları loncalarına (navicularii) tanınan imtiyazlara dair eşsiz hukuki detaylar barındırıyor.
Kazı heyeti, bu yazıtlı sütunun yalnızca yerel bir idari kayıt değil, aynı zamanda kentin Akdeniz havzasındaki jeopolitik konumunu tescilleyen bir prestij anıtı olduğuna dikkat çekiyor. Sütunun başlık ve gövde işçiliğindeki korint tarzı mimari zarafet, Roma’nın eyaletlerdeki mimari ve epigrafik propaganda dilini yansıtırken, taş yüzeyindeki aşınmamış satırlar antik çağ gemiciliğinin rotalarını birinci elden okuma fırsatı sunuyor.
Antik Denizcilik Tarihinde Yeni Bir Sayfa
Keşif, son yıllarda Akdeniz arkeolojisinde yoğunlaşan "antik küreselleşme" tartışmalarına da doğrudan katkı sağlıyor. Soli Pompeiopolis limanının dalgakıranları ve mendirek kalıntılarıyla uyumlu veriler sunan yazıt, Roma Barışı (Pax Romana) döneminde deniz ticaretinin ne denli organize ve bürokratik bir ağa dayandığını gözler önüne seriyor. Ticaret gemilerinin kapasiteleri, limana yanaşma harçları ve Akdeniz korsanlığı sonrası tesis edilen güvenli seyir hatları, bulunan sütun sayesinde kuramsal bir tahmin olmaktan çıkıp yazılı bir belgeye dönüşüyor.
Mersin kıyı şeridinin modern kentleşme baskısı altında kalan en önemli arkeolojik rezervi konumundaki Soli Pompeiopolis, bu yeni buluntuyla birlikte açık hava müzesi vizyonunu daha da güçlendiriyor. Koruma ve konservasyon çalışmaları eşzamanlı olarak başlatılan yazıtlı sütun, uzman ekipler tarafından dijital fotogrametri ve 3D lazer tarama teknolojileriyle taranarak çözümleniyor. Epigraflar ve nümizmatlar, yazıtta adı geçen tüccar ailelerin ve liman yöneticilerinin bölgedeki diğer antik kentlerle olan bağlarını araştırmayı sürdürüyor.
Toprağın altından çıkan her yeni taşın geçmişin hafızasını tazelediği Anadolu coğrafyasında, Soli’nin yükselen sütunları Akdeniz dalgalarının kıyıya taşıdığı binlerce yıllık hikayeleri fısıldamaya devam ediyor. Roma’nın usta taş ustalarının kazıdığı bu satırlar, modern dünyayı denizlerin birleştirdiği kadim ticaret ağlarının ve ortak insanlık mirasının sürekliliği üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.



Photos: Vassia Atanassova