Görsel

Toprağın Altında Saklı Kalan Metalurji Ustalığı

İskoçya ile İngiltere sınır hattındaki kırsal arazilerde yürütülen yüzey taramaları ve dedektör araştırmaları, tarih öncesi Avrupa arkeolojisinin en göz alıcı keşiflerinden birine kapı araladı. Yalnızca birkaç santimetre derinlikte, üst üste bırakılmış halde tespit edilen ve M.Ö. 1100 civarına, yani Orta ve Geç Tunç Çağı geçiş evresine tarihlenen üç adet som altın tork (boyun ve kol halkası) bozulmamış formlarıyla gün ışığına çıkarıldı.

Görsel

Photo: Alan Daniels

Toplam ağırlığı 517 gramı bulan ve yaklaşık 400.000 dolar maddi değere sahip olduğu belirlenen bu nadide eserler, antik madencilik ve kuyumculuk zanaatının ulaştığı teknik kusursuzluğu belgeliyor. Altın külçelerin burularak veya şerit halinde dövülerek biçimlendirildiği torklar; esnek formları, geometrik sonlandırma kancaları ve saf metal parıltısıyla Tunç Çağı ustalarının ileri düzey metalurji bilgisini gözler önüne seriyor.

Arkeologlar, üç torkun aynı noktada bir arada bulunmasını tesadüfi bir kayıptan ziyade bilinçli bir ritüel eylemi olarak yorumluyor. Dönemin toplumsal hiyerarşisinde seçkin kabile liderleri veya ruhani figürler tarafından taşınan bu tür altın takılar; tanrılara adanmış adak çukurlarına ya da kriz anlarında güvenliğe alınmak üzere toprağa emanet edilen prestij hazinelerine işaret ediyor.